BAŞ BELASI SEDEF HASTALIĞI
Evet, gerçekten de tam bir baş belası hastalık türündedir
sedef. Bu denli olumsuz bir konum edinmesinde ki en büyük sebep, derinin dış
tarafın da baş göstermesi dolayısıyladır. Bu sebeple sedef hastası bir kişi
kendisini adeta toplumun dışına atar. Kendisini bireysel ve toplumsal tüm
durumlardan dışlar ve bütün kontak noktalarını keser.
Tıbbi tanımı
Tıp dilinde:
psoriasis), bir tür multifaktöryel etiyolojili deri hastalığı. HLA-Cw6 doku uygunluk antijeni birçok türünde genetik yönü
oluşturur. Bu nedenle bazı hastaların ailelerinde de hastalık
görülebilmektedir. Bazı ilaçlar ve duygusal dalgalanmalar hastalığı ortaya çıkarabilir veya
aktifleştirebilir.
Stres,
sedef hastalığını artıran faktörlerin başında gelmektedir. Ayrıca boğaz ve
vücutta meydana gelen enfeksiyonlar,
özellikle çocuklardaki damla tipi sedefi tetikleyen nedenlerdendir. Aynı zaman
da panik ve korku sedef hastalığının oluşumun da en temel etkenlerdir.
Teşhis ve bulgular
En sık görülen tür, plak tipi sedef olup deride, özellikle diz, dirsek,,sırt ve sakrum denen kuyruk sokumun da
kızarıklık, pullanma ve deride dökülme şeklinde baş göstermektedir. Fakat hastalık
başka şekillerle de görülebilmektedir.
Tezahür Çeşitleri
Plak tipi sedef
·
Plak türü sedef (psoriazis) : Hastalığın en sık görülen türüdür. Diz ve
dirseklerde kızarık, pullanan ve kabuklanmalar yapar.
·
Ters (inverse) sedef : genelde
koltuk altı, kasıklar gibi derinin yoğun ve yığılma yaptığı yerlerinde ortaya çıkar. Kesin tanı öncesinde
diğer egzama türleriyle karışır.
·
Eritrodermik sedef : tüm vücutta yaygın kızarıklık ve deri
dökülmesi türünce gözükür.. Hastada sıvı ve elektrolit dengesizliği gibi ciddi
bir komplikasyon sebebi ile hastane şartlarında tedavi edilir.
·
Damla (guttat) tipi sedef : ağırlıkla, henüz bağışıklık sistemi
gelişmemiş olan çocuklarda görülen sedef
türüdür. Sedef yaraları damlalar şeklinde
tüm vücutta görülür.
Sedef hastalığının şiddeti, görüldüğü
bölgeler, ve görünüşü, çeşidine bağlı olarak değişiklik gösterir. Plak tipi psöriazis en yaygın formudur, her beş sedef
hastasından dördünde bu tip görülür. Bunun dışında, guttate, püstüler, inversa psoriasis ise daha az yaygındır, eritrodermik psöriazis ise çok nadir görülür.
Tedavi seçiminde başlıca
üç başlık göze çarpabilir.
1-Lokal tedavi
2-PUVA tedavisi
3-Sistemik(ağızdan veya damardan ilaç) tedavi
Lokal tedavi:
belli bölgelere uygulanan yöntemdir. En
üst bölgesel tabaka Kabuk sökücü kremler, yumuşatıcılar, kortizonlu kremler, D
vitamini içeren kremler kullanılabilir.
PUVA tedavisi:
Çok az hastaneler de gerçekleştirilebilen ideal bir tedavi yöntemdir. Vücudunun geniş kısmına yayılmış, ufak
noktalar halinde değişken bölgelerde olan sedef plaklarında ve lokal tedaviye
dirençli hasta gurubunda başarıyla uygulamakta. Güneş ışınındaki ultraviyole A
ve B'nin etki gücünden faydalanılan bu tedavide özel kabinlerde günde birkaç
dakikalık ışın tedavisi yapılmaktadır. Haftada 3-4 seans ile başlayan uygulama
etki alındıktan sonra daha seyrek aralıklara indirilerek sonlandırılıyor ve
uzun süren iyilik dönemleri yaşanabilmektedir. Uygulamanın hastaya ciddi bir
zarar vermemesi , kolay uygulanabilmesi, zaman alıcı bir tedavi olmaması da uygulanan tedavinin en güzel taraflarındandır.
Sistemik
tedavi: Çok şiddetli vücudun %50 ile 70'inden fazlasında yayılmış sedeflerde ve
PUVA tedavi uygulanamadığı hastalarda yapılmaktadır. Mümkün olduğunca
kaçındığımız bir yöntem olup siklosporin, methotraksat,acitretin gibi zararlı
yan etkileride olabilecek ilaçlar ancak ritmik doktor takipleriyle hastaya
verilebilir.
Toplumun
ortalama yüzde 2′sinde görülür. Bu durum hastalığın ne kadar sık görüldüğünü
ortaya koyar. Genç yaşta ortaya çıkma ihtimali daha fazladır. Ailede bu hastalığın
olması, sedef hastası olma eğilimini arttırır. Ayrıca sedef, mikropların neden
olmadığı bir hastalık olduğundan, bulaşıcı değildir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder