30 Mart 2016 Çarşamba

MEZAR YAPIM İŞLERİ

MANEVİ DÜNYAYA KÜÇÜK BİR YOLCULUK






Evet, çok çeşitli yolları mevcuttur bu dünyaya yolculuğun. Lakin en te
mel ve en etkin yolların başında ise, Kabirlerimiz ve kabir ziyaretlerimiz gelmektedir. Ölümü hatırlamak, ölümün bizlerden uzak olmadığı inanç ve bilincini canlı tutmak adına son derece önem taşımaktadır kabir ziyaretleri. Bütün bu girişimler bir bakıma buhran içerisinde ki ruh halimize bir sükûn kazandırma ve bir dinginlik işlemidir. Bu bakımdan önemli bir yolculuktur..






Yine, manevi dünyamızdan iz ve kesitler barındırıyor ve taşıyor olması dolayısıyla, daha bir özen gösteririz kabirlerimize. Bakımı, temizliği bizim için ayrı bir önem taşımaktadır. Zira, ziyaretinde bulunduğumuz kişiler, ağırlıklı olarak birincil organik bağımız olan kişilerdir. Annemizdir, babamız, kardeşimizdir, ağabeyimiz. Eşimizdir ve ya evladımız. Amcamızdır, dayımızdır velhasıl dostumuz ve sevdiğimiz kişilerden oluşmaktadır ziyaretini yaptığımız kabirdekiler.



O çok sevdiklerimize ait olan kabirlerin temizliğinin yanı sıra, biraz daha güzel, biraz daha özel, biraz daha göz ve gönle hitap eden bir yapıda olmasını isteriz her zaman. Bu anlam da çoğumuzun da çeşitli girişimleri olmaktadır. Kabir yapımı, yapılan kabirlerde ki şık ve estetik olmasına dikkat etmek bunlardan bazılarıdır. Aynı zaman da kabrin başında bir ağacın olmasına, güzel kokulara kaynaklık eden çiçeklerle donatılmış olmasına da ayrıca anlam ve değer yüklemekteyiz.
İşte bizim için bu denli önemlidir kabirlerimiz. Bir bakıma ziyaret ettiğimiz annemiz, babamız, eşimiz ve çocuklarımız ile baş başa kalıp dert ve özlemlerimizi paylaştığımız mekanlardır. Gidemediğimiz, vakit ayıramadığımız zamanlar ise, acı bir burukluk ve duygusal yorgunluk kaplar bizleri. Bu sebepledir ki kabirlerin güzel görünümü bir bakıma bizlere vicdan rahatlığı sağlamakta ve bir tutam huzur bulmamıza zemin hazırlamaktadır.


BÜTÜN BU ÖZEL DURUMLARI YAŞAMANIZA VE AİLE FERTLERİNİZİN KABİRLERİNE DAİR ÖZEL TASARIM MEZARLIKLARIN İMALATI, BAKIM VE ONARIM İŞLERİ ÖZEN VE İTİNA İLE YAPILMAKTADIR
BU ALAN DA YILLARA DAYANAN ENGİN TECRÜBE, ALANIN DA UZMAN EKİP ÇALIŞMASI VE SON DERECE KALİTELİ MALZEMELERİN KULLANIMI DOLAYISIYLA BİRBİRİNDEN GÜZEL MEZAR YAPIM İŞLEMİ GERÇEKLEŞTİRİLMEKTEDİR.

İLETİŞİM : LÜTFÜ DALBAY
0536 654 19 93





20 Mart 2016 Pazar

FİRMALARA DAİR GELECEK VİZYONUMUZ

VİZYON VE GELECEK...
Her firmanın amaç ve hayali, gelecek süreçte daha etkin, daha geniş bir taban ve kitleye hitap etmektir elbette. Bu durum, her ne kadar üretim ve hizmet kalitesi ile alakalı ise de bir o kadar  kendinizi nasıl ve ne kadar doğru, etkin ve çekici ifade ettiğinizle de alakalıdır. Çok kaliteli bir ürün imal ediyor olabilir veya sıra dışı bir hizmet anlayışına sahip olabilirsiniz. Bu özellikler elbette yabana atılır durum değildir. Ancak burada ki anahtar rol, kendinizi ve ürününüzü ne denli sarsıcı ve çarpıcı şekilde tanıttığınız ile alakalıdır. Şayet bu yeti ve özellikten mahrum iseniz veya reklam ve tanıtıma dair yaklaşım tarzınız amatör ve yetersiz ise, bu durumda üretim ile hizmet kalitenizde anlamsız ve önemsiz olacaktır.
İşte bizim yola çıkış amacımız, sizleri daha öte kategori ve klasman ile tanıştırmak, Vizyoner bakış açısı ile, daha ötelere ulaşabilmenin zor ve imkansız olmadığı bilinci ile donatmaktır.
Bu amaçla; firmanız ve ürettiğiniz ürünlerinizi ya da hizmet anlayışınızı önemli bir makale ile tanıtmak, vizyon ve misyon sahibi bir kuruluş olduğunuzu, bu tanıtıcı makalemiz ile ön plana çıkarmaktır. Makalemiz bu anlamda son derece çarpıcı bir şekilde yazılacak. Ürünleriniz, firmanızın konumu ve özelliklerini içeren bir kaç kare fotoğraf ile kombine edilecektir. Resimler, çarpıcı makale eşliğinde bir bütün haline getirilecektir.Bu özel tanıtım ve reklam metnimiz hem kendi Blog sitemizde hem Twitter üzerinden ayrıca facebook üzerinden bir ay boyunca devamlı yayını yapılacaktır. Bütün bu girişimler sonucun da, firmanız ve ürünleriniz adına hazırladığımız bu reklam ve tanıtım çalışması ortalama 10.000 kişinin izlenimine sunulmuş olacaktır. Bu verdiğimiz rakam ise, en az değerleri ifade etmektedir. Zira bir ay boyunca ve sürekli güncellenerek verilen bu tanıtım, bir ay sonucun da çok daha fazla kişinin dikkatine sunulmuş olacaktır.

1: http://turanguzel.blogspot.com.tr/ sitemizin günlük ziyaretçi sayısı ortalama 750 kişi ile 1300 kişi aralığındadır.

2: aynı tanıtım yazısı, www.facebook.com üzerinden eş zamanlı olarak yayına sokulacaktır. Yine bu site üzerinden bünyemizde bulunan elemanlar eşliğin de beğeni ve yorumlara tabi tutulacaktır. Her personelimizin ortalama 1000 ila 1500 kişi takipçisinin bulunduğunu hesaba katarsanız, ulaşım kitleniz yine minumum 15.000 kişiye karşılık gelmektedir.

3: Twitter üzerinden de eş zamanlı devreye sokacağımız tanıtım ve reklam makalemiz burada da yayına sokulacaktır. Yine burada da binlerce takipçimiz bulunmakta ve yine burada da binlerce kişinin bilgi ve ilgisine sunulacaktır.

AMAÇ : Firmanızı hem yerel unsurlar ile daha tanınır hale getirmek ve özellikle de ulusal düzlemde  tanınılırlığını ve kulak aşinalığı seviyesini daha üst seviyelere çekmektir. Bu amaçla firmanızı sadece yerel unsurlar ile sınırlı tutmamak, daha genişleyebilir, büyüyebilir inanç ve vizyonu ile Ulusal düzleme taşımaktır.

17 Mart 2016 Perşembe

KUMAR FELAKETİ


Kumar Oyunları
Kumar, bir bakıma akla, emeğe, bilgiye hakaret etmek gibidir. Ucuz ve kolay yoldan paraya ulaşabilme güdüsü sebebiyle yukar da saydığımız tüm değerlere bir bakıma küfretmek ve hakaret etme anlamına gelmektedir. Tüm bunlara rağmen, kumar kime yaramış ve kime huzur vermiş bir eylemdir ki? Kumarda kazanmak hem imkânsız ve hem de yaşamın kendi döngüsü ile çelişen bir durumdur. Kumar Oyunları bir kazanç kapısı değildir. İnsan alışkanlıklarının kurbanı olmuşluğunu, bir kazanç kapısı inancına dönüştürmüş ve dolayısıyla kendisini ve bu yanlış eylemi eleştirmekten kaçınmıştır. Oysa kumar kişinin kendisi ile birlikte ailesinin, aile yaşamının ve hatta toplumsal tüm değerlerin ölümüne yol açan bir eylemdir. Ne güzel söylemiş, '' Kumar Söndürür '' diye...
Düşünün ki, öldürme kelimesi kullanılmıyor, söndürülme kavramının kullanımı ise olayın vahametini ortaya koyması açısından son derece çarpıcıdır. Yaşarken sönmek ne hazin bir durumdur. Varsınız ama yoksunuz. Yaşıyorsunuz ama sönmüş bir haldesiniz. Yaşıyorsunuz ama bu sönmüşlükten hareketle karanlıklar içerisinde, umut ve heyecanı tükenmiş, sosyal ve psikolojik bir buhran içerisindesiniz. İşte kumar denilen illet ve melanetin size kazandıracağı (!) şey bunlardır. Ara sıra, adeta damağa bir parça bal sürülmesi misali küçük kazanımlar kişiyi kumara bağımlı hale getirmektedir. Oysa sonra ki süreçlerde kayıpların büyüklüğü insanın her anlamda ki sonunun başlangıcı gibidir adeta. Bitmek, tükenmek ve üstelik her anlam ve alan da bir tükeniştir bu durum. Zira kaybetmenin ve kayboluşun bir limiti de yoktur. Nakit paranızı, gayri menkullerinizi, işinizi, evinizi, sağlığınızı, geleceğinizi, toplumsal statü, şeref, haysiyet ve....!
İşte kumar denilen sanal zevkin insan oğluna bu devasa kayıplardan başka verebileceği zerre kadar bile bir artısı bulunmamaktadır. Bu eylem gerek dinsel gerek sosyal ve gerekse hukuki açıdan olumsuz bakılmış, yasaklanmış ve irreti olarak tanımlanmış bir eylemdir. Tüm bu olumsuz bakışların geri planı ve alt yapısı tahlil edildiğinde görülecektir ki arkasında son derece büyük yıkımlara sebep olduğu gerçeğidir. Yıkımın, tükenmişliğin ve dahi sönmüşlüğün en temel gerekçesi kumar eylemidir. Bu eylemden ve bu bağımlılıktan bir an evvel kurtulmalı ve hayat ile yaşam arasında ki o değerli anlara tekrar dönülmelidir. Gerekiyorsa tıbbi destek alınmalı ve uzman kişilerden yardım istenmelidir. Zira mutlak bir gerçek vardır ki, Kumar = sönmüşlüktür



  

16 Mart 2016 Çarşamba

ÇARPIK BACAKLARIN AMELİYATI MÜMKÜN MÜ ?

Çarpık Bacak Ameliyatı
Çok çeşitli sebeplere bağlı olarak baş gösterebilir bir rahatsızlık durumudur. Bunların en başında ise, doğumla gelen kemiksel asimetrik durum, kazalara bağlı durumlar ve yağlanma da ki tutarsızlıklar bu rahatsızlığın en başat faktörleridir. Ancak sebep her ne olursa olsun, yapılan Çarpık Bacak Ameliyatı ile bu soruna etkin çözümler sunulmaktadır. Yapılan operasyon işlemin de kemik dokusuna kesit uygulanmaması dolayısıyla hastanın aynı gün taburcu edilebilme imkanı sunmaktadır. Aşırı bir çarpıklık ve asimetrik bir durum yok ise tek operasyon yeterli olmaktadır. Yapılan işlem yağ transferi işlemidir. Bacaklarda ki orantısız yağ dağılımına yapılan operasyondur. Aşırı yağlanma olan bölümden alınan yağlar, hava ile temas edilmeksizin diğer bölgeye enjekte edilmektedir. Hava ile temas edilmemesi dolayısıyla canlılık ve dinamizmini koruyan yağ, enjekte edilen bölgeye çabuk uyum sağlamakta ve sonucun da şık, estetik bir bacak görünümü kazandırılmaktadır. Bu durum sebebi ile halkımızın dilinde olan '' sütun gibi bacaklar '' gerçeğe dönüştürülmektedir. Çarpıklığın bariz olduğu bölgeye uygulanan takviye dolayısıyla alt ve üst bacaklarda ki orantısızlık ortadan kaldırılmakta ve her iki bölüm arasında ki uyum sağlanmaktadır. Bu durum sonucunda, şık ve estetik bir görünüm kazanmanın yanı sıra, yürüme ve hareket kabiliyetinde de ciddi artışlar sağlanmaktadır. Çarpık Bacak Ameliyatı sonrasın da komplikasyon oluşma durumu adeta sıfır bir düzeydedir. Dolayısıyla tüm hastalarda uygulanabilir bir özellik arz etmektedir. Bütün bu olumlu durumlar hastanın tüm ilişkilerine önemli pozitif katkılar sunmakta, kendisi ile olan kavgasına son vermekte ve tüm ilişkilerine bambaşka bir boyut kazandırmaktadır. Operasyonun bitmesiyle birlikte aynı gün taburcu edilen hasta, hızlı ve konforlu bir iyileşme süreci geçirebilmektedir. Operasyonun bitiminden kısa bir müddet sonra taburcu edilecek hastanın yağ alınan bölgeye korse takılıp yağ enjekte edilen bölgeye ise varis çorabı giydirilmektedir. Bu giyim tarzı, taburcu edildikten sonra ortalama üç hafta boyunca uygulanması istenmektedir. Olumsuz bir durumun yaşanma imkânı adeta yok gibidir. Ancak uygulanan giyim tarzını çıkarma işlemi uygulanmasından evvel, son bir doktor kontrolünden geçirilmekte fayda vardır. bu kontrol sonrası yine doktor kontrol ve iznine bağlı olarak korse ve varis çoraplar çıkarılmalıdır.



EPİDURAL DOĞUM NEDİR ?

Ağrısız Doğum/ Epidural doğum
Günümüz tıp dünyasında ki hızlı gelişimler, haliyle çok çeşitli alternatifleri de hizmetimize sokmuş durumda. Bu alternatiflerin hayatımıza girmesi dolayısıyla, hastalıkların teşhis, tanı ve tedavisi hem daha hızlı yapılmakta ve hem de tedavi süreci daha olumlu ve daha sıkıntısız geçmektedir. İşte bu özel imkânlardan birisi de, Ağrısız Doğum, bir başka deyişle Epidural Doğum olarak gündemimize girmiş bulunmaktadır. Epidural anastezi doğum, ağrı ve sızıdan uzak ve son derece rahat bir doğum yapabilme imkânı sunmaktadır. Epidural Doğum hem normal doğum ve hem de sezaryan doğum da rahatlıkla kullanılabilen bir yöntemdir. Doğum sürecinde karşılaşılan sancılar iki kısma ayrılmaktadır. Birinci kısım, duygusal ağrılar kısmıdır ki, bu durumun sebebi korku ve bilgisizlikten kaynaklanan ağrı çeşididir. Doğum ile ilgili ciddi bir eğitim alınması sonucun da bu tür ağrıları ciddi olarak ortadan kaldırmak mümkündür. ama eğitimin en önemli katkısı, daha bilinçli bir doğumun gerçekleşmesini sağlamakta ve anne adayının olası ağrıları yönetebilme becerisi kazanmaktadır. Doğum ağrılarının ana nedeni ise, doğuma bağlı fonksiyonel ve işlevsel sancılardır. Bu bölgede bulunan sinir duyularının harekete geçmesi sonucun da, rahim kasılmaları, rahim kanalının açılmasına bağlı olarak bebeğin aşağıya doğru gelişi ve doğum sonrası tıbbi girişimler ağrıların diğer nedenleri arasındadır. Epidural anestezi, vücudun belirli bölgesine yapılan ağrı uyarılarını bloke eden bir anestezi yöntemidir. Hem normal doğum esnasın da ve hem de sezaryan doğumlar da rahatlıkla kullanılabilmektedir. Doğum bölgelerine yapılan anestezi uygulaması sonucun da hasta, bir müddet bacaklarını hissedemez ve oynatamaz bir duruma gelmektedir. Bu işlem dolayısıyla, ağrının oluşabilecek bölge ile beyin arasında ki iletişimi keserek acı duyulmasını önleme girişimidir. Epidural anestezinin avantajları başlıca şöyle sıralanabilir. Doğum sancılarının giderilmesi sağlanmakta, genel anesteziye oranla daha az risk taşımakta, anne adayının bilinci açık olduğu halde sezeryan sırasın da doğuma katılabilmekte ve ameliyatın hemen bitimiyle birlikte bebeğini kucağına alabilme imkânına kavuşmaktadır. Uygulama zamanında ki doğruluk, normal doğumun daha hızlı ve daha sağlıklı ilerlemesi ve sonuçlanmasına imkân vermektedir. Bütün bu özel imkânlar dolayısıyla en çok tercih edilen doğum, Ağrısız doğum yani Epidural doğum yöntemidir.





HİSSE SENEDİ NASIL ALINIR ?

Hisse senedi nasıl alınır 
Evvela ve mutlaka belirtmemiz gereken ve bilinmesi gereken bir konu şudur ki: Bis hisse senedi almak istediğinizde, alacağınız şirket mutlaka ama mutlaka sermaye piyayası kurulundan izinli bir şirket olmalıdır. aksi bir durum da hiç bir firma hisse satışı yapamaz. Şayet siz böyle bir firmadan hisse almış iseniz yaptığınız bu işlemin hukuki hiç bir değeri olmadığı için, çıkabilecek sorunlar karşısında hiç bir hukuki hakkınız da olmayacaktır. O sebepledir ki bu önemli duruma son derece dikkat etmelisiniz. Hisse Senedi Nasıl Alınır? sorusuna cevap verecek olursak, bu işlemi iki türlü yapma imkanına sahipsiniz.
1: İnternet üzerinden almak
2: Bizzat firmaya giderek satın alma işlemi gerçekleştirmek
Son yıllarda en çok tercih edilen yöntem, internet üzerinden alış ve satış işlemidir. Bu işlem zaman ve emek bakımından son derece önemli imkan ve kolaylık sağlamaktadır. Bu sebepledir ki en çok tercih edilen yöntemdir.
Birçok bankanın internet bankacılığı hisse senedi alımı için fırsat vermektedir. Hisse senedinin tane başına bir fiyata sahip olması sebebi ile paranızın yettiği kadar hisse alabilir ve yatırım yapabilirsiniz. Özellikle döviz ve dolar alan yatırımcıların çok sıklıkla tercih ettiği internet bankacılığı böylesine bir işinde yapılmasına olanak sağladığı için birçok kimse tarafından sıklıkla tercih edilmektedir. İnternet üzerinden alış veriş durumu da yine iki seçenek üzerinden devam etmektedir. Birincisi, internet bankacılığı kullanılarak yapılmaktadır. zira her bankanın kendi portföyün de hisse senetlerinin alım ve satım ünitesi bulunmaktadır. Çalıştığınız bankanın size sunduğu bu seçeneklerden birisinin hisse senetlerini alabilir ve satabilirsiniz. İkinci seçenek ise, yine internet üzerinden faaliyet gösteren şirketler aracılığıyla alım ve satım işlemi yapabilmektesiniz. Eğer, neden internet üzerinden böyle bir girişimde bulunayım diye bir endişe ya da soru kafanızı karıştırıyor ise, ona da şöyle cevap verelim. Hisse senetleri anlık artmakta ve anlık düşüşler yaşamaktadır. Yani bir gün içerisin de alma ve satma durumu ile karşılaşma durumları yaşayacağınızdan, internet koşulları bu imkanlara sahip olması dolayısıyla özel bir avantaj sunmaktadırlar.




ÇOCUKLARDA ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ

Çocuklarda Öğrenme Güçlüğü Nedenleri Nelerdir.
 Öğrenme güçlüğü çeken çocuklarda, kendini beceriksiz sanma ve yeteneksiz ve başarısız sanma hissiyatına sebep olmaktadır. Bu durum fark edildiği anda derhal profesyonel bir destek alınmalı ve gerekli tüm girişimler yapılmalıdır. Organik ve biyolojik bir nedene bağlı olmaksızın baş gösteren bir sorundur. Kendisini ifade edebilme zorluğu, el becerilerini kavrama yetersizliği, anlatılanları pratize edebilmede eksiklik ve yazım, çizim gibi konuları kavrama da eksiklik gibi göstermektedir kendisini. Öğrenme bozukluklarının %80 oranında göründüğü durum okuma bozukluğu olarak görülmektedir. Bununla beraber, yazma, okuma ve matematik (disleksi) alanlarında da kendisini gösterebilmektedir. Çocuklarda Öğrenme güçlüğü Nedenleri nelerdir sorusuna cevap olarak, sebep olan etkenler henüz tam olarak tespit edilmiş bir durum değildir. Ancak yapılan son araştırmalar göstermektedir ki, öğrenme bozukluklarının başlıca sebepleri arasında genetik sorunlar, çevresel aktörlerdir. Aynı zaman da anne adayının hamilelik sürecinde yeterli ve doğru beslenmemesi, bilinçsiz ilaç kullanımı, doğum esnasında ki karşılaşılan zorluklar, doğum esnası ve sonrasında yeterli oksijen alamama gibi başlıca nedenler, öğrenme güçlüğünün oluşmasında başlıca etken sebeplerdir. Bu durumun görüldüğü çocuklarda, ailenin bilmesi gereken en önemli durum, çocuğa dikkat kesilmeyi, dikkatin önemini bilinçli şekilde vurgulama ve öğretim sürecidir. Bu anlam da, farkındalık bilincine vurgu yapılmalı ve farkındalığın anlam ve önemi çocuğa aşılanmalıdır. Zira farkındalık ve dikkatten yoksunluk, beraberinde  öğrenim sorunlarına kaynaklık edecektir. Bu sebepledir ki, çocuğa birincil öğretilmesi gereken faktör, yapılması istenilen bir iş ve eylem üzerinde durması, düşünmesi ve sonra eyleme geçmesi gerektiğidir. Yani, dur-düşün-yap denklemine özenle dikkat edilmelidir. Unutulmamalıdır ki, bir sonuca ulaşmak evvela  sürece dikkat etmekle mümkündür, sonuca giden süreçte dikkatsiz ve özensiz geçirilen süreç, doğru sonuca gitmenin önünde ki en büyük engeldir.