7 Mart 2016 Pazartesi

HERGÜN, 8 BARDAK SU NEDEN İÇMELİYİZ ?

HERGÜN 8 BARDAK SU İÇMENİN GETİRİLERİ
insan vücudunun en çok gereksinim duyduğu ve vücudun en büyük antioksidan yardımcısı pek tabidir ki sudur . İnsan su ile iç içe olabildiği , tüketebildiği oran da daha sağlıklı bir yaşam sürecektir . günden sekiz bardak su içilmesi saptaması , ortalama bir insanın aldığı 2000 kalori miktarının bölümünden hareketle baz alınmıştır . zira az evvel de söylediğimiz gibi su çok büyük bir toksit temizleyicisidir.ancak unutulmamalıdır ki günlük su tüketimi mevsimden mevsime , yöreden yöreye , kişiden kişiye ve yapılan işten işe ciddi farklılıklar göstermektedir . Dolayısıyla kimin ne kadar suya gereksinim duyduğu saptamasını yine kişinin kendisi yapacaktır . tüketilen sıvının aynısı tekrar alınmalıdır . alına sıvının kaybedilen sıvıya denk olması gereksinimiyle beraber unutulmaması gereken en önemli durum suyun en büyük toksin atıcı özelliğidir . hiç bir yan etkisi olmayan ve son derece sağlıklı bir içecek olduğu bilinciyle tüketilmelidir . su ihtiyacımızın tedarikini bardak sayısına indirgemekte çok doğru bir yaklaşım değildir . zira tükettiğimiz meyve ve sebzelerde kendi bünyelerin de ciddi su miktarları barındırmaktadırlar . bizler de bu ürünleri tükettiğimiz miktar da gereksinim duyduğumuz sıvı ihtiyacımızın belli bir bölümünü de bu yolla karşılamış olacağız . İNSANIN VE YAŞAMIN EN TABİ VE EN GÜZEL DOSTU OLAN SU , İLETİŞİMİMİZİ EN DİNAMİK TUTMAMIZ GEREK BİR GEREKSİNİM OLDUĞUNU ASLA UNUTMAMALIYIZ


SARIŞINLARA ÖZEL MAKYAJ TİYOLARI...!

SARIŞINLARA ÖZEL MAKYAJ TİYOLARI
sarışınların asla unutmamaları gereken birincil durum ; tenlerinin beyaz veya açık renk olması dolayısıyla hem abartıdan ve hemde yanlış renk tonlarından özellikle kaçınmaları gerektiğidir . Bu abartı ve cilt teni ile uyumsuz bir zemin oluşmaması için mutlaka ten renginize uygun bir cilt zemini oluşturmalısınız . zemine uygulayacağınız doğru renkteki fondöten sonra ki uygulamaların uyum ve ahengi için mutlak bir ön koşuldur . Cilt zeminine uygulacak renk seçimin de özellikle dikkat edilmesi gereken birincil konu , kendi öz renk tonunuz ile ciddi sapmalara kaçacak koyu renk tercihlerinden uzak durmanızdır . mutlaka bir koyu renk kullanmak istiyorsanız eğer bu durum da en fazla toprak tonları kullanmanız büyük sapmaların oluşmasın da engel oluşturacağı için tercih edilmesin de sorun oluşturmaz. zemine cilt teni ile uyumlu tonların işlenmesi sonrasın da önemli bir yer olan gözlerdir. burada da kullanılacak tonlar altın ve kahve tonlarıyla harman edilmiş renk demeti olmalıdır . bu durum platin renkte ki saçlar ile daha güzel uyum sağlamakla beraber göz dolduran bir güzellik sunmaktadır . Sarışın olmak başlı başına çekici olmak demektir zaten . dolayısıyla abartı ve şaşlalı bir makyajdan özelllikle kaçınılmalıdır. sadece ve ten rengi ile uyumlu hafif makyaj size daha bir kadınsılık , albeni ve çekicilik katmakla beraber kışkırtıcı bir his kazandıracaktır siz ve karşı tarafa . Bu sebeple sarışınlar mutlaka ve mutlaka dudakların da daha yumuşak tonları tercih etmelidirler . bu durum özellikle SARIŞINLARA ÖZEL MAKYAJ TİYO demektir.Sarışın kadınlar  dudakların da kırmızı ve fuşya renleri kullanabilir ve kullanmalıdır da . canlı bir ateş kırmızı sarışın bir kadına son derece farklı bir çarpıcılık katacaktır .Saç renginiz de yine kahve ve tonlarıyla beraber , sarı ve kızıl da size ayrı bir güzellik katacaktır . zaman zaman koyu kızıl ile kışkırtıcı olmanız zor olmayacaktır . SARIŞINLARA ÖZEL MAKYAJ TİYOLARI verirken özellikle ifade etmek istediğim husus şudur , sarışın kadın zaten 1-0 önde olan kadın demektir . 



CHİP TUNİNG NEDİR ?

Chip Tuning nedir? Ne İşe Yarar?
Aracınız da bulunan çalışma sistematiğinin son güncelleme halidir Chip tununig. Yani aracınızda ki mevcut yazılımın daha randıman verici olması adına daha yeni bir yazılımın araç kontrol sistemi ile Entegre edilmesi halidir Chip tuning. Aracınızın orijinal çalışma sistematiğine köklü ve geri dönüşüm imkânı olmayan bir müdahale değildir bu durum. Aracınızdann, çalışma stratejisinden ve aracın sahip olduğu sistem bütünlüğünden maksimum randıman alınması için sonradan araca monte edilen bir yazılımdır. Bu güncelleme, aracınızın üzerin de bulunan Chip'in kendisine yazılabildiği gibi harici bir Chip'in monte edilmesiyle de yapılabilen bir sistem takviyesidir. Aracın orijinal sistemine dönülmek istendiği zaman geri dönüş son derece kolaydır. Dolayısıyla, taktıracağım ama aracımın orijinalitesine müdahale olacak gibi bir endişeniz son derece yersizdir. Bu sistemin en temel amacı, aracın kollektif yapısından alınabilecek en yüksek verimin alınmasıdır. Chip Tuning Nedir Ne İşe Yarar sorusuna, yukarda verdiğimiz yanıta tamamlayıcı olmak üzere, monte edilen araçtan % 15 ila 20 arasın da bir artışın sağlandığı harici bir sistemdir. Bu sistem iki şekil de kullanılabilir özelliğe sahiptir. Birincisi, aracınızın üzerinde bulunan Chip, müdahale edilebilir, güncellenebilir bir özelliğe sahip ise hemen o Chip üzerine yazılımın güncellenmesi durumudur. Şayet aracın üzerinde ki konsept böyle bir müdahaleye izin vermiyor ise, daha geniş tabanlı ve güncellenebilir özelliğe sahip bir Chip'in montajı ile devreye sokulan bir modeldir.



KOLAY VE SAĞLIKLI KİLO VERMENİN YOLLARI

En Çabuk Kilo Verme
Evvela ve mutlaka dikkat edilmesi gereken temel soru. Çabuk mu kilo vereceğiz yoksa sağlıklı mı kilo vereceğiz? Eğer bu soruya cevabınız, sağlıklı kilo vermek ise, o zaman işimiz uzun sürse bile daha anlamlı, daha doğru ve daha sağlıklı olacaktır. Bu anlamda sizlere çok basit bir yöntem sunacağım. Her gün yediğiniz yemek miktarını mutlaka biliyorsunuzdur. Bilmiyorsanız eğer not alın ve sonra, yediğiniz yemek türlerinin her birinden birer kaşık eksilterek başka bir tabağa koyun. Bu eksiltme bir kaşık olduğu için sizi zorlamayacaktır. Ama üç çeşit yemekten birer kaşık eksiltme, üç öğün de dokuz kaşık ve ayda 270 kaşık eksiltmeye tekabul eder. Ve siz bu eksiltmeye, bir sonra ki ay, bir ya da iki kaşık daha eksiltme ilave edin, sonucun hayli başarılı olduğunu göreceksinizdir. Sonuç hem son derece başarılı olacak ve hem de sizi hiç zorlamayacaktır. Bu söylediğimiz reçete, En Çabuk Kilo Verme reçetesi değil, en sağlıklı kilo verme reçetesidir.



ŞİDDET TÜRÜ DEDİKODU...

Bir Şiddet Türü Olarak Dedikodu
Ne güzel söylemiş atalarımız '' kılıç yarası geçer de dil yarası geçmez '' diye değil mi? işte bu sebeple dil ve dedikodu insan üzerinde daha bir tahrip edici şiddet türüdür. İnsan, çoğu zaman duygularının, ihtiraslarının, kin ve nefretinin kontrolü altına girebilen bir varlıktır. Bu durum kişilik yapısında daha da hırçın olmayı getiriyor beraberinde. Bu durum, dilin ve ifadenin ölçüsünü kaçırıyor. Ölçüsü kaçmış dil ve dedikodu çok daha vahim sonuçları doğuruyor. Sonrasında kırılan nice kalpler, bozulan dostluk ve arkadaşlıklar baş gösteriyor. Devamında vicdanen yine kişinin kendisi de pişman olmakla beraber üzüntü de yaşıyor. Ancak ok yaydan çıkmış, kırılan kırılmış ve incinen incinmiştir. Hülasa son pişmanlık faydasızdır artık. Dolayısıyla, Bir Şiddet türü olarak ''dedikodu'' yapmazdan evvel, sonuçlarının iyi tahlil edilmesi gerekmektedir. Bu anlam da ciddi bir öfke kontrolü yapılmalı, söylenilecek sözün önü ve arkası iyi hesap edilmeli ve dolayısıyla dilde ve ifade şeklin de oluşabilecek keskinliklere son derece dikkat edilmelidir. Bunu yapmak ve başarmak öyle sanıldığı kadar güç ve zor değildir. Hani dillere pelesenk olmuş bir söylem vardır ya, '' Empati'' bu kelimeyi söylemekten öte, içine nüfuz edebilir ve gerçek anlamını ve önemini kavrayabildiğimiz zaman bu soruna da ciddi bir çözüm üretmiş olacağız. Zira empatinin doğal sonucu olarak, bizim kendimizin konu olduğu bir dedikodunun hoşumuza gitme ve içimize sindirme olasılığı ne kadar ise, başkalarının sindirim oranı ve kabul oranı da aynı olacaktır. Bu durum da önemle ve özenle dikkat edilmesi gereken husus, ''dedikodu'' yapma şehvetimizi kontrol altına almaktır. Eğer bu durum kontrol dışına çıktığı zaman, telafi ve tedavisi hayli zor sonuçların çıkacağı tecrübe ile sabittir. Ve ayrıca dikkat edilecek bir başka hususta, yapılacak dedikodunun asli itibarıyla kimseye bir kazanç ve getirisinin olmadığıdır. Bir kazanç getirisi bir kenara, her iki tarafa ciddi olumsuz sonuçlar doğurduğu da artık aşikârdır. Gelin, hemen ve şimdi bu çirkin eyleme dair kendimize bir söz vererek, insana yakışmayan ve insani değerler ile asla bağdaşmayan bu kaba davranıştan uzaklaşama adına kendimiz ile bir ahitleşme ve bir sözleşme yapalım. Zira vakti çoktan geçiyor bile


CİNSEL AÇIDAN BASKI ALTINDA YETİŞMENİN SONUÇLARI...

CİNSELLİK VE BASKI
 Birçok ülke de olduğu gibi bizim Ülkemizde de ilgilenilmesi, konuşulması ve yaşanılması bir tabudur cinsellik. Bazen dinsel algı bazen kültürel yorum ve bazen ritüeller manidir cinsellik ile ilgilenmeye ve konuşulmaya. Bütün bunların yanı sıra cinsellik ve yaşanmışlıklara dair utanç verici, ürkütücü örneklerin de bu baskısal durumun oluşmasında azınsanmayacak derece de katkısı olmuştur. Saydığımız ve sayamadığımız bir sürü gerekçe ve neden cinsellik öğretisi ve yaşanmasın da baskısal bir mantığın oluşmasın da ciddi faktörleri olmuştur. Burada ki en büyük hata ve yanılgı, suçun bizatihi cinselliğin kendisine yüklenmesin de yapılmıştır. Oysa cinsellik insan ile yaşıt bir eylemdir ve insan var olduğu sürece de varlığı kaçınılmaz olarak hükümran olacaktır insan yaşamın da. Bu durum da cinselliğe bakış açımız ve yorumlama tarzımızı bir kez daha ama daha rasyonel şekil de ele almamız gerekmektedir. Cinsellik ne korkulacak ne utanılacak bir eylem değildir. Kaldı ki cinselliği konuşmanın, cinselliğe dair bilgiler edinmenin mutlak karşılığı hemen yaşanılacak demek değildir. Bizler bu ikisinin birbiri ile ayrılmaz ikili gibi yorumlamamız sayesin de ciddi hatalara girişiyoruz. Bilmek ile yaşamak arasın da bir ilinti bağının olması, her ne olursa olsun bilmek = mutlak yaşamaktır gibi bir saplantıdan derhal uzaklaşmamız gerekmektedir. Elbette ki cinsellik çok önemli ve kendi içerisin de bir çok değer, anlam ve kutsaliyet içermektedir. Dolayısıyla herkes ile, her zaman ve mekan da yaşanılacak basit ve sıradan bir eylem ve olgu değildir. Nasıl ki tuvalete gitmenin bile bir edep ve ahlakı var ise cinselliğin de kendi içerisin de bir edep ve ahlaki bütünlüğü vardır. Ancak bu durum cinsellik gibi önemli bir objeyi yok saymayı ve konuşmayı bile reddedip hepten baskılar altına almayı gerektirmemektedir. Mesele konuşmamak, çocuklarımızı bu önemli olay ve olgudan mahrum bırakmak ile çözülür bir sorun değildir. Çocuklarımıza cinsellik açısından bilgi verirken utanmadan, çekinmeden verebilmeliyiz. Ancak bu bilgi veriş sonrasın da asıl ve asal olanın doğru zaman da, doğru yerde ve doğru kişi ile yaşanmasının öğretisinde olduğunun bilinci ile konuşmalı ve yetiştirmeliyiz. Zira cinsellik her şey de olduğu gibi manasız, mantıksız ve içi bu denli boşaltılan hayvani bir dürtü değildir. Dolayısıyla Cinsel Açıdan Baskı İle Yetişme ve yetiştirme sonrasın da, hiç konuşulmamış, bilgisi verilmemiş ve aynı zaman da yaşanılmamış bir eylem daha vahim sonuçların doğmasına sebep olmaktadır.


TRAŞ SONRASI TAHRİŞ OLAN YÜZLERE TEDAVİ ŞEKLİ

TRAŞ SONRASI YÜZÜ TAHRİŞ OLAN ERKEKLERE ÖZEL VE ÇARPICI ÖNERİLER
Günümüz de birçok erkeğin sorunu olan bu durum aslaın da aşılması hayli kolay bir problemdir. Traş esnasın da kullanılacak traş bıçakları, sabun ya da kullanılan traş bıçaklarında ki kalite önemli bir etkendir. Bu önemli husus mutlaka dikkate alınmalıdır. İlla ve mutlaka marka kullanmalısınız gibi bir yargı çıkarılmasın bu durumdan. bazen en şöhret sahibi bir marka bazı tenlerde alerjik bir durum oluşturabilir. Bu durum da sizler kendi teniniz ile uyum sağlayan bir traş bıçağın da ısrarcı olun ve devamlı aynı bıçağı kullanın. Bir başka önemle uyulması gereken husus ise, traş olacağımız zaman mutlaka sıcak su kullanmalıyız. Hatta sıcak su ile tenimize pres uygular ise traş sorununun çok ciddi oranda ortadan kaldırmış oluruz. Zira sıcak su ile uygulayacağınız presleme hem teniniz ve hem de sakallarınız da ciddi yumuşama yapacaktır. Bu yumuşama sonrası sakal telleriniz kesime karşın direncini kaybedecek ve daha kolay daha rahat bir kesim imkânı kazanacaksınız. Bir diğer özen gösterilecek olay ise, Traş bıçağınızı mutlaka ama mutlaka sakalınızın çıkış yönüne paralel olarak kullanmanızdır. Eğer kesim hamleleriniz sakalınızın çıkış yönünün aksine olur ise bu durum daha fazla sürtünmeyi oluşturacak ve gereğinden fazla baskı uygulamanıza sebep olacak. Ve bu baskı ve sürtünme beraberin de ciddi tahriş ve kızarıklıklara zemin hazırlayacaktır. Dolayısıyla mutlaka ve mutlaka sakalınıza paralel darbeler yapmalısınız. Yatay kesim gerektiren durumlarda ise dikey darbelerinize fazlaca zıtlık oluşturacak bir açı farkının olmamasına özenle dikkat etmelisiniz. Kendinize bir tek stil seçin ki bu durum sakalınızın çıkış yönü ile uyum göstermelidir. Bu tarz ve stili inat ve ısrar ile 1 ay uyguladığınız zaman sorunun ciddi bir şekil de ortadan kalktığını göreceksiniz. Bütün bunlardan sonra kullanacağınız nemlendiriciler tamamlayıcı unsur olacaktır. Zaten yukarda bahsettiğimiz sıcak su ile yapılan pres sonrası yumuşamış olan teniniz, uygulama yapacağınız nemlendirici kremi içine çekme noktasın da daha yakın bir hal alacaktır. Yumuşak zemine sahip yüzünüz ile nemlendirici kreminizin bir biri ile uyumu çok daha kolay olacak ve daha da önemlisi birbirini tamamlama noktasın da etkinlik kazanacaktır. Traş sonrası kullanılan kolonya, krem ya da nemlendiriciler de alkol olmamasına da dikkat ediniz. Zira bu gibi ürünlerin kimyasal yapısı ne denli az karışım içeriyor olur ise o oranda olumsuzluk içerecektir.