10 Şubat 2016 Çarşamba

BAĞIRSAK BOZUKLUĞUNA BİTKİSEL ÖNERİLER

Bağırsak bozukluğu için bitkisel reçeteler
Bağırsak problemlerimizin oluşmasın da en etkin faktör, yeme, içme ve beslenme durumumuzdur. Yeme ve içme kalitemizle birlikte alışkanlıklarımız da bu sorunun kaynaklarındandır. Özellikle, endüstri yönünden gelişmiş Ülkeler de, ki artık bizlerde bu gruptayız, beslenme alışkanlıkları artık tamamen hazır gıdalar üzerine kurulu olmaktadır.  Tamamen fabrikasyon beslenme sonucun da son derece sağlıksız ürünleri tüketmeye başladık. Bağırsak problemlerinin oluşmasın da en başat faktör beslenme alışkanlığımız olduğunu asla unutmamalıyız. İşte tam bu noktada bağırsak problemlerine bitkisel reçete kaçınılmaz olarak devreye girmek

Bağırsak problemlerinin belirtileri
Karın ağrısı, kabızlık, ishal, şişkinlik ve aşırı gaz sorunları olarak kendisini göstermektedir. Bunlara bağlı olarak bağırsakların tam boşalmaması, sık sık idrara çıkma gereksinimi, yorgunluk, sırt ve bel ağrısı gibi şikayetler ve rahatsızlıklara sebep olmaktadır.
Bağırsak probleminin baş gösterdiği yaş aralığı
Bağırsak problemleri ağırlıklı olarak 35 ila 50 yaşlar arasın da yoğunlaşmaktadır. Yaşlanmaya bağlı olarak, dinamik çalışma prensip ve gücünü kaybeden sindirim sistemi ve bağırsaklar ciddi sorunlara ve ağrılara sahne olmaktadır. İşte burada da yine karşımıza özensiz, kalitesiz beslenme çıkmaktadır.
Bağırsak bozukluğuna bitkisel müdahale
Bal veya kaliteli zeytinyağı ile karıştırılmış kudret narı ciddi bir ilaç tedavisi niteliğindedir. Ve yine sabah ve akşam balla karıştırılmış çörekotu bitkisi ile takviye edildiği zaman tedavi de önemli bir adım atılmış demektir. Burada mutlaka dikkat edilmesi gereken husus, karışımların birbiri ile özdeşmesine itina ila dikkat edilmesidir. Ve yine yemeklerden 30 ,le 45 dakika evvelin de bir çay kaşığı çörek otu yağının tüketilmesi, bağırsakların gereksiz yüklerden kurtulmasında ve daha sağlıklı çalışmasın da önemli bir katkı sağlayacaktır. 10 ile 20 gram arası meşe palamudu 30 gram hindiba köküne bir bardak mercimek ilave edilerek bir litre su eşliğin de 30 dakika kaynatılır. Kaynama işlemi esnasın da karışıma özenle dikkat edilmeli ve her ürünün içerisin de bulunan öğelerini suya bırakması ve birbirleri ile tam bir karışım yapması sağlanmalıdır. Bu işlem bittikten sonra dinlenmek üzere kenara alınır. Ilıman hale geldikten sonra son bir karışım yapıldıktan sonra temiz bir kap içerisine süzülür. Süzülmesinden sonra içerisine evvela 100 ila 150 gram arası süzme bal katılır. Tekrar iyice karışım uygulanır. Karışım tamamlandıktan sonra 1 çay bardağı kaliteli süzme zeytinyağı eklenir ve karışıma devam edilir.

Kullanımı
Bağırsak problemlerinde bitkisel reçetelerin kullanımı, Her sabah aç karına ve her akşam yemeğinden 45 dakika önce birer bardak alınmalıdır. En fazla üç günlük ölçekte hazırlanmalı ve taze tüketilmesine özen gösterilmelidir. Bağırsak bozuklukların da etkin bir bitkisel karışımdır.

Bütün bu bitkisel tedavi girişimlerinin yanı sıra, posadan zengin yiyecekler tüketin: Posa yani lif bakımından zengin yiyeceklerin tüketimi rahatsızlıkların azalmasını sağlıyor. Sağlıklı bir insanın günde 25-30 gr. posa alması gerekiyor. Bunların yanı sıra dikkat edilmesi gereken durumların başında, Sigara ve alkol tüketilmemesi gerekmektedir. Nikotin ve alkol bağırsak hareketlerini negatif etkilemektedir. Bırakamıyorsanız en azından azaltmaya çalışın. Ve bu durum, Probiyotik ve prebiyotik yoğurt düzenli olarak tüketildiğinde içindeki yararlı bakteriler sayesinde vücudun mikroplara karşı direncini artırarak bağışıklık sistemini güçlendiriyo

KIŞ MEVSİMİNİN BAŞ BELASI BALGAM VE BİTKİSEL TEDAVİSİ


balgam sökümün de bitkisel reçeteler.
Öksürük, grip, nezle ve bunların sonucu olarak balgam ve paralel sorunlar kış mevsimi ile beraber sıkça karşılaştığımız hastalıkların başın da yer almaktadır. Bu sorunların baş edilmesin de balgam sökümünde bitkisel reçeteler daha bir önem kazanmıştır. Havaların soğuk geçmesi, değişik hava sıcaklık ve koşulları ve bizlerin dikkatsizliği gibi sebep ve gerekçeler dolayısıyla bu hastalıklara yakalanma olasılığı hayli yüksek bir kış mevsimindeyiz. Bu rahatsızlıklar beraberin de yaşam kalitemizi büyük ölçüde etkilemekte, nefes alış verişlerimizi olumsuz durumlara sokmaktadır.
Bu durum evvela ve mutlaka doktora başvurmamız gereken bir problemdir. Tıbbi müdahalelerin anlam ve önemini vurgulamakla beraber alternatif tıbbın değeri de asla hafife alınmamalıdır.
Balgam; solunum yollarımızı ciddi oran da etkileyen, nefes alıp verme kalitemizi büyük ölçüde düşüren bir rahatsızlıktır.
Balgam solunum yollarından öksürükle atılan salgıdır. İçeriğinde, bakteri kolonileri, toz tanecikleri ve akyuvarlar bulunur. Sorunun kaynağı akciğerlerdir. Balgam, genellikle göğüs hastalıklarına bağlı olarak baş göstermektedir. Enfeksiyonların ciğer, bronşlar ve boğazlar üzerin de tahribat yapması sonucun da devreye girmektedir.
Sigara kullanmak, kapalı ortamlar, özellikle, büyük şehirlerde yaşayan insanlarda hava kirliliği ile havanın ciğerlere solunması da  balgam oluşturan nedenlerdir.
Balgam atılması gereken bir salgıdır. Ama, balgamın sökülmesi ve dışarı atılması  zor ve zahmetlidir.


Balgamın dışarı atılmasını kolaylaştıran bitkisel reçete
 Bal, balgam tedavisinde en etkin gıdadır. Öksürüğün oluşmasında ki tüm bakterilerin imhasında endikedir. Bir bardak ılık su ile iyice karıştırılır üzerine bir miktar karabiber eklenince hem balgam ve hem de rahatsızlığın en temel sorunlarına çözüm üretir.

Limon, tuz, ve karabiber
Bir dilim limon üzerine tuz serpilir ve üzerine karabiber eklenerek emilir. Bu bitkisel karışım balgam sökümün de etkin bir karışımdır.
Zencefil
Taze zencefil kökü, rendelenir ve suyu sıkılır. 1 bardak sıcak su içerisine bir tatlı kaşığı zencefil suyu ilave edilir. Ve bir kaşık bal eklenince soruna çözüm hazır demektir.
Biber ve zerdeçal
Bir su bardağı sıcak süte bir tatlı kaşığı biber tozu, zerdeçal ve bir kaşık bal eklenir ve içilir. Bu karışım tüm solunum yollarında ki bakterilerin izolasyonun da, yumuşamasında, ekarte edilmesin de ve balgam yolu ile dışarı atılmasında son derece önemli bir bileşendir.


üzüm
 bir kaşık bal ve üzüm suyunun karıştırılması sonrasın da balgam üzerinde etkilidir.
Üzüm bitkisi balgam mücadelesin de en etkili bitkilerdendir. Akciğerlerin yumuşaması ve yatışmasın da önemli bir besin kaynağıdır.
Üzüm, balgam ile mücadelede en etkili çözümlerden biridir. Akciğerlerin yatışmasına yardımcı olurken var olan balgamın dağılmasını sağlar. Doğal bir balgam söktürücüdür. Balgam sökümün de bitkisel reçetelerin ve önerilerin tamamının kendi içerisinde ve ayrı ayrı etkin tarafları vardır.





9 Şubat 2016 Salı

İSRAİL TANKLARI ALTINDA EZİLEN, SENİ HİÇ AMA HİÇ UNUTMADIM KARDEŞİM RACHEL CORRİE

İSRAİL TANKLARI ALTINDA CAN VEREN BİR MÜCAHİDE...!
"Gerçekten de bu dünyada böyle bir zulmün kıyamet koparmadan geçiştirilebilmesine inanamıyorum. Canımı yakıyor, geçmişte de yaktığı gibi, dünyanın böyle korkunç bir hale gelmesine göz yumuşumuza tanıklık etmek. Buradaki halkın büyük çoğunluğu, kaçabilecek ekonomik durumları olsa bile, topraklarında direnmekten vazgeçip buraları terk etmeye kalksalar bile gidemezler. Çünkü vize başvurusu yapmak için İsrail'e bile giremezler ve zaten hiçbir ülke de onları kabul etmez. Dolayısıyla bütün hayatta kalma yolları kesilmiş insanlar içinden çıkamayacakları bir hapishanede tutuluyorsa, bence buna Jenosit denir."
Bu sözler Rachel Corrie'ye aittir. İsrail buldozeri tarafından hayatını kaybetmeden önce annesine yazdığı mektuplardan birisi. 16 Mart 2003'te hayatını kaybeden Rachel hakkında bilgiyi ve ailesine yazdığı mektupları aşağıda bulabilirsiniz:
Amerikalı barış eylemcisi Rachel Corrie, bir Filistinlinin evini yıkmasını engellemeye çalıştığı İsrail buldozerinin altında ezilerek hayatını kaybetti.
Görgü tanıklarına göre 23 yaşındaki Corrie, Gazze kentinde Filistinli bir doktorun evini yıkmaya çalışan İsrail ordusuna ait buldozeri engellemeye çalışırken düşünce, buldozer önce genç kadının üstünden geçti, sonra geri giderek onu tamamen ezdi.
İsrail ordusu olayın bir kaza olduğunu açıklarken, ABD Dışişleri Bakanlığı tam bir soruşturma istedi.
Uluslararası Dayanışma Hareketi adlı bir uluslararası barış eylemcisi grubun üyesi olan Corrie, daha önce ülkesine gönderdiği bir elektronik posta mesajında, 14 Şubat’ta yine Filistinlilerin evini yıkmaya çalışan bir İsrail buldozerine karşı yaptıkları eylem sırasında buldozerin kendilerini nasıl zorla geriye ittiğini ve uluslararası barış eylemcilerinin içine sığındıkları evin duvarını nasıl yıktığını anlatmıştı.
 Rachel Corrie’nin Filisitin’den Ailesine Mektupları
7 Şubat 2003
Merhaba arkadaşlarım, ailem ve diğerleri,
Filistin'e geleli yalnızca iki hafta oldu. Buna rağmen gördüklerimi anlatmakta kelime bulamıyorum.
Benim için en zoru; ABD'ye mektup yazmak için oturduğum zaman, burada olup bitenler hakkında düşünmek… Buradaki çocuklar, evlerinin duvarlarındaki tank mermisi delikleri ve bir işgal kuvvetinin onları sürekli izleyen kuleleri olmadan bir gün yaşamış mıdır? Bilmiyorum.…
Her neyse, burada küresel hiyerarşinin işleyişinin, benim yalnızca iki yıl öncesine kadar olduğumdan çok daha iyi farkında olan sekiz yaşında çocuklar var /en azından İsrail konusunda.
Gene de, hiçbir okuma, konferanslara katılma, belgesel izleme ve kulaktan dolma bilginin beni buradaki durumun gerçekliğine hazırlayamayacağı düşüncesindeyim. Görmeden bunu hayal edemiyorsun ve gördükten sonra bile, bu deneyiminin hiç de o gerçekliği bütünüyle yansıtmadığının farkındasın…
Benim ailemden hiç kimse, memleketimde, bir ana caddenin sonundaki bir kuleden bir roketatar tarafından, arabamızla giderken vurulmadı... Bir evim var. Gidip okyanusu görme hakkım var.
Eğer evinizin duvarlarının aniden içeriye yıkılmasıyla uyanma korkusu içinde bir gece geçirseniz,
Eğer hiç kimsesini kaybetmemiş insanlarla karşılaşamasanız,
Eğer ölüm saçan kuleler, tanklar, silahlı “yerleşimler” ve bu şimdiki dev metal duvar ile çevrelenmiş bir dünyanın gerçekliğini yaşasanız,
Dünyanın süper gücü tarafından desteklenen, dördün cü büyük ordusunun, sizi vatanınızdan silmek için yaptığı baskıya karşı direniş içinde, sağ kalma mücadelesiyle geçen tüm çocukluk yıllarınız için dünyayı affedebilir miydiniz? Merak ediyorum.

8 Şubat 2003
İsrail'deki Yahudi halkın işgale direnişi ve İsrail ordusunda görev reddedenlerin üzerlerine aldıkları olağanüstü büyük tehlike, özellikle ABD'de yaşayan bizler için, bizim adımıza zulümler işlendiğinin farkına vardığımızda nasıl davranmamız gerektiği konusunda bir örnek arz etmektedir. Teşekkür ediyorum.

20 Şubat 2003
Anneciğim,
Bana bakmakta olan birçok iyi Filistinli olduğunu bilin. Biraz grip mikrobu kaptım, onlar da bana iyileşmem için çok hoş, limonlu içecekler verdiler. Ayrıca, halen yattığımız kuyunun anahtarlarını saklayan kadın bana durmadan seni soruyor. Zerre kadar İngilizce bilmiyor, fakat çok sık senin hakkında soru soruyor, seni aradığımdan emin olmak istiyor.

27 Şubat 2003
Anneciğim,
Seni seviyorum. İnan, çok özlüyorum. Kâbuslar görüyorum, rüyalarımda siz ve ben içeride, dışarıda tanklar ve buldozerler evimizi çevirmiş görüyorum.
Eğer içimizden birinin tüm yaşamı ve huzuru tamamıyla altüst edilseydi, Eğer askerler, tanklar ve buldozerlerin her an geleceklerini ve uzun zamandır yetiştirdiğimiz bütün seralarımızı yıkacaklarını bilseydik,
Eğer çocuklarımızla beraber, her an daralan bir yerde yaşasaydık ve bunu bazılarımızın dövülmesine, 149 kişiyle beraber saatlerce bir yere kapatılmasına katlanarak gene yaşamak zorunda olsaydık, geri kalan neyimiz varsa korumak için sence biraz kaba kuvvete dayanan yöntemlere başvurmayı deneyebilir miydik? Bu özellikle, yıkılmış meyve bahçeleri, seralar ve meyve ağaçları gördüğümde aklıma geliyor, nice zahmetle, yıllarca bakımı ve işlemesi yapılmış. (…) Bence Craig amcam bunu yapardı. Bence büyük olasılıkla büyükannem de yapardı. Bence ben de yapardım.
Bana pasif direnişi sormuştun.
Dün o patlayıcı, havaya uçurulduğunda ailenin evinin tüm camları kırıldı. O sırada bana çay ikram ediyorlardı, ben ise iki küçük bebekle oynuyordum. Şuan o kadar zor bir durumdayım ki, acı çeken insanların sürekli, tatlılıkla, üzerime titremeleri beni tam anlamıyla hasta ediyor. ABD'de böyle bir şeyin size çok abartılı geleceğini biliyorum.
Filistin'den döndüğümde muhtemelen kâbuslar görüp burada olmadığım için sürekli suçluluk hissedeceğim. Ama bu duygu bana dahasını yapma gücü verebilir. Buraya gelmek, hayatımda yaptığım en iyi şeylerden biriydi. Dolayısıyla ola ki saçmalıyorsam ya da İsrail ordusu beyazlara zarar vermemek gibi ırkçı temayüllerini kaybederse, nolur hiç çekinmeden bunun nedenini dolaysız olarak desteklediğim ve devletimin büyük oranda sorumlu olduğu bir jenosidin ortasında olmamla açıklayın...

28 Şubat 2003
Anneciğim,
Bu sabahtan sonra kendimi çok daha iyi hissediyorum. Oturup uzun uzun, ne kadar büyük kötülüklere muktedir olduğumuzu ilk elden keşfedişimin verdiği düş kırıklığı üstüne yazdım. Oysa en ağır koşullarda bile insan kalabilme gücü ve yeteneğini keşfetmiş olduğumu da yazmalıydım ki bunu daha önce bilmezdim. Galiba aslolan, onur.
Ömrümün bir Filistin devleti yahut demokratik bir İsrail-Filistin devleti kuruluşunu görmeme yeteceğine inanıyorum. Filistin'e özgürlük bana göre, tüm dünyada mücadele veren halklar için çok büyük bir umut kaynağı olacaktır. Bana göre bu aynı zamanda, ABD'nin desteklediği, antidemokratik rejimler altında mücadele veren Arap halklarına da büyük ilham kaynağı olabilir.
Buradaki insanların, bizim onlar adına hayatımızı tehlikeye atışımızdan daha çok, öncelikle rahatımız ve sağlığımızla ilgilendiğini hissediyorum. En azından bu benim için böyle. Silah sesleri ve bomba patlamaları ortasında, insanlar bana bir dolu çay ve yiyecek vermeye çabalıyor. Sizi seviyorum.

Rachel'in son e-postası
Merhaba Baba,
Buradaki insanlar burayı terk edemezler, dolayısıyla bu her şeyi karmaşıklaştırıyor. Onlar, bizim buraya tekrar gelişimizde kendilerinin hayatta olup olmayacaklarını bilmeyişleri gerçeğinin de çok iyi farkındalar.
Burası hakkında büyük suçluluk duygusuyla yaşamayı gerçekten istemiyorum / bu kadar kolay gelebilmek, gidebilmek ve geri gitmemek. Bana göre bir yerlere bağlılık duymak kıymetli bir şeydir, bunun için bir yıl içinde buraya geri dönmeyi planlayabilmeyi istiyorum.
Burada hayatı kolaylaştırabilmek için yaptığım işlerde düşler âlemine dalıp bir Hollywood filminde veya Michael J Fox'un oynadığı bir komedi dramasında olduğumu hayal ediyorum. Sen de bir şeyler düşünüp tasarlayabilirsin, ben de katılmaktan memnun olurum. Kocaman sevgiler babacığım.
Rachel

8 Şubat 2016 Pazartesi

SİNSİ VE TEHLİKELİ KOAH...

SİNSİ VE TEHLİKELİ KOAH
                                                           
KOAH Nedir?

KOAH, koroner obstruktif akciğer hastalığı olan bir hastalıktır. Akciğerimizin en küçük parçası olan ve kanın oksijen değer dengesini sağlayan alveollerin genişlemesi nedeni ile oluşan bir hastalıktır. Nefes alıp veverişte ki ritim bozukluğu, aldığımız nefesin yetmemesi ve soluk alış veriş kalitesinin belirgin şekilde bozulmasıdır. Sistemin orijinal dengesinin bozulması, tedavi ve telafi edilme imkanı olmayan bir rahatsızlıktır. Kalıtsal öksürük nöbetleri ve balgam la kendini gösterir. KOAH hastalığı bronşit ve amfizem hastalıklarının ortak bileşkesidir.


 Tedavi girişimleri hastalığın gerilemesin de etkin değildir. Sadece hastanın hayat kalitesini yükseltmek veya hastalığın ilerlemesini önleyen bir müdahale çeşididir. Hastalığın en başat ve öncül gerekçesi sigaradır. Hastanın sigarayı derhal bırakması ve hatta pasif içici durumun oluşmaması için bile azami özen göstermelidir. Zira sigara içilmese dahi pasif etkileşim bile uzun süre akciğer hastalığına maruz kalmanın yanı sıra KOAH dahil, bütün akciğer hastalıklarına davetiye çıkaran önemli bir durumdur.

Koah Nasıl Tedavi Edilir?

Kesin ve kalıcı bir tedavisi olmayan koah, yapılan müdahalelerle sadece ve sadece hastalık durumunun ilerlemesi önlenmektedir. Bu anlam da yapılan tedavisel müdahaleler şöyle sıralanabilir.

Sigara mutlak terk edilmesi, pasif rurumlarla bile karşılaşılmaması için uyarı, ikaz ve önlemlerin alınması.
Tedavi, mutlaka ama mutlaka dikkatli, düzenli ve anlık ara verilmeksizin itina ile uygulanması gerekmektedir.
Ani ve şiddetli Öksürük nöbetlerine derhal müdahale edilmesi.

Sigaranın akciğer üzerinde yaptığı tahribatların ve buna bağlı kalıntıların tedavisi, bronşların açılmasını ve rahatlaması sağlamak adına doğru ilaçlar alınmalı. Bütün bunlar uzman doktor eşliğinde ve kontrolünde yapılmalıdır. Alınacak doğru ilaç ve tedavi, atak durumların da hastayı rahatlatabileceği gibi atak öncesi de atak olmaması için de önemli bir uygulamadır. Aşırı hissiyat ve duygusal travmalar da hastalık üzerin de olumsuz yönde etki edeceği için hastanın psikolojik olarak doğru yönde formüle edilmesi gerekmektedir. Hastalığın yapısı gereği özenle ve altını çize çize vurgulamamız gereken en önemli olay şudur, bu hastalığın tedavisin de en başat aktör yine hastanın kendisi olduğudur. Hasta bu bilinç ile koşullanmalı ve olayın anlam ve önemi defalarca ve azami derece vurgulanmalıdır. Zira zaten tıbbi ve kalıcı bir çözümü olmayan bir hastalık olmasının yanı sıra, birde hastanın bizzat kendisinin duyarsız ve sorumsuz davranması hepten içinden çıkılmaz durumları meydana getirmektedir. Kendi sağlığı ve hayat kalitesinin yükselmesi bizzat hastanın kendisine bağlı olduğu gerçeği her an canlı ve dinamik şekilde vurgulanmalıdır.

BAŞ BELASI SEDEF...

BAŞ BELASI SEDEF HASTALIĞI
Evet, gerçekten de tam bir baş belası hastalık türündedir sedef. Bu denli olumsuz bir konum edinmesinde ki en büyük sebep, derinin dış tarafın da baş göstermesi dolayısıyladır. Bu sebeple sedef hastası bir kişi kendisini adeta toplumun dışına atar. Kendisini bireysel ve toplumsal tüm durumlardan dışlar ve bütün kontak noktalarını keser.

Tıbbi tanımı
Tıp dilinde: psoriasis), bir tür multifaktöryel etiyolojili deri hastalığı. HLA-Cw6 doku uygunluk antijeni birçok türünde genetik yönü oluşturur. Bu nedenle bazı hastaların ailelerinde de hastalık görülebilmektedir. Bazı ilaçlar ve duygusal dalgalanmalar hastalığı ortaya çıkarabilir veya aktifleştirebilir.
Stres, sedef hastalığını artıran faktörlerin başında gelmektedir. Ayrıca boğaz ve vücutta meydana gelen enfeksiyonlar, özellikle çocuklardaki damla tipi sedefi tetikleyen nedenlerdendir. Aynı zaman da panik ve korku sedef hastalığının oluşumun da en temel etkenlerdir.

Teşhis ve bulgular
En sık görülen tür, plak tipi sedef olup deride, özellikle diz, dirsek,,sırt ve sakrum denen kuyruk sokumun da kızarıklık, pullanma ve deride dökülme şeklinde baş göstermektedir. Fakat hastalık başka şekillerle de görülebilmektedir.

Tezahür Çeşitleri

Plak tipi sedef
·         Plak türü sedef (psoriazis) : Hastalığın en sık görülen türüdür. Diz ve dirseklerde kızarık, pullanan ve kabuklanmalar yapar.
·         Ters (inverse) sedef : genelde koltuk altı, kasıklar gibi derinin yoğun ve yığılma yaptığı  yerlerinde ortaya çıkar. Kesin tanı öncesinde diğer egzama türleriyle karışır.
·         Eritrodermik sedef : tüm vücutta yaygın kızarıklık ve deri dökülmesi türünce gözükür.. Hastada sıvı ve elektrolit dengesizliği gibi ciddi bir komplikasyon sebebi ile hastane şartlarında tedavi edilir.
·         Damla (guttat) tipi sedef : ağırlıkla, henüz bağışıklık sistemi gelişmemiş olan  çocuklarda görülen sedef türüdür.  Sedef yaraları damlalar şeklinde tüm vücutta görülür.
Sedef hastalığının şiddeti, görüldüğü bölgeler, ve görünüşü, çeşidine bağlı olarak değişiklik gösterir. Plak tipi psöriazis en yaygın formudur, her beş sedef hastasından dördünde bu tip görülür. Bunun dışında, guttate, püstüler, inversa psoriasis ise daha az yaygındır, eritrodermik psöriazis ise çok nadir görülür.

Tedavi seçiminde başlıca üç başlık göze çarpabilir.
1-Lokal tedavi

2-PUVA tedavisi

3-Sistemik(ağızdan veya damardan ilaç) tedavi

Lokal tedavi: belli bölgelere uygulanan yöntemdir.  En üst bölgesel tabaka Kabuk sökücü kremler, yumuşatıcılar, kortizonlu kremler, D vitamini içeren kremler kullanılabilir.

PUVA tedavisi: Çok az hastaneler de gerçekleştirilebilen ideal bir tedavi yöntemdir.  Vücudunun geniş kısmına yayılmış, ufak noktalar halinde değişken bölgelerde olan sedef plaklarında ve lokal tedaviye dirençli hasta gurubunda başarıyla uygulamakta. Güneş ışınındaki ultraviyole A ve B'nin etki gücünden faydalanılan bu tedavide özel kabinlerde günde birkaç dakikalık ışın tedavisi yapılmaktadır. Haftada 3-4 seans ile başlayan uygulama etki alındıktan sonra daha seyrek aralıklara indirilerek sonlandırılıyor ve uzun süren iyilik dönemleri yaşanabilmektedir. Uygulamanın hastaya ciddi bir zarar vermemesi , kolay uygulanabilmesi, zaman alıcı bir tedavi olmaması da  uygulanan tedavinin en güzel taraflarındandır.

Sistemik tedavi: Çok şiddetli vücudun %50 ile 70'inden fazlasında yayılmış sedeflerde ve PUVA tedavi uygulanamadığı hastalarda yapılmaktadır. Mümkün olduğunca kaçındığımız bir yöntem olup siklosporin, methotraksat,acitretin gibi zararlı yan etkileride olabilecek ilaçlar ancak ritmik doktor takipleriyle hastaya verilebilir.

Toplumun ortalama yüzde 2′sinde görülür. Bu durum hastalığın ne kadar sık görüldüğünü ortaya koyar. Genç yaşta ortaya çıkma ihtimali daha fazladır. Ailede bu hastalığın olması, sedef hastası olma eğilimini arttırır. Ayrıca sedef, mikropların neden olmadığı bir hastalık olduğundan, bulaşıcı değildir.




7 Şubat 2016 Pazar

ŞARJ PİLDE DEVRİM

ŞARJ PİL TEKNOLOJİSİ
Şarj pil son yılların en yaratıcı ve yardımcı teknolojik hamlelerindendir. Alıyorsunuz pc, tablet ya da telefonunuzu çıkıyorsunuz dışarı. Uzun uzadıya ve sorunsuz kullanım imkânı veriliyor size. Malum her zaman ve her yerde elektrik tesisatına ulaşmak kolay olmadığı gibi, şarj ünitesini de devamlı yanınız da taşımak, taşıyabilmek gibi bir sorunda ayrıca çıkıyor karşınıza.
Çalışma sistematiği
Ana iskelet yapısı, Ametal lityum olan bu piller, pozitif elektron ( anot ) karbon, negatif elektrota ( katot ) bağımlıdır. Şarj işlemi için iyonlar ( kullanılabilir elektrik ) lityum katot vasıtası ile iyonların depoladığı karbon anota transfer edilir. Böylece piller dolmuş olan elektrikleri ile sizlerin kullanımına hazır hale gelmiş olmaktadır. Bu pillerin yaşam süreçleri kullanım kalitesine bağlıdır. Aslın da bu çalışma sistematiği hemen hemen bütün şarj pil üniteleri için de geçerlidir.  Ancak Lityum iyon piller yapısı gereği , perakende kullanıma daha elverişlisi olması dolayısıyla müşteri  kitlesi yüksek olan pil yapısındadır. Hafif olması dolayısıyla taşınma sorunu olmayan şarj olma süreçleri de çok uzun değildir. Bir başka önemli özelliği ise, sıra dışı bir durum olmadığı sürece uzun süreli şarj edilebilme ve kullanım imkanı sunmasıdır.. Lityum iyon pillerde hafıza sorunu olmaması dolayısı ile dilerseniz tam dilerseniz anlık şarj işlemi uygulayabilirsiniz. Aynı zaman da şarj işlemi devam ederken, prizden çıkarmanız pil yapısın da ciddi deformelere sebep olmazlar. Ancak kullanım sıklığına bağlı olarak her yıl kapasitesinden % 15 ila 20 arasın da bir güç kaybı yaşanmaktadır. Bu kaybın minimize edilmesini istiyorsanız eğer o zaman piliniz devamlı %40 seviyesinde olmalıdır. Bu pillerin kullanımın da en dikkat edilecek husus, yükse ısıya tabi tutulmamalılar. Örneğin, kalorifer peteklerinin üzerine konulmamalı, sobaya yakın yerde bırakılmamalıdırlar. Aynı zaman da yaz mevsimlerin de araçların içleri ciddi sıcaklık seviyelerine ulaşmaları sebebi ile araç içerisinde bırakılmamaya da özen gösterilmelidir. Saklama koşulları mekanların sıcaklık seviyeleri ve benzeri durumlara bağlı olarak ömür süreleri artıp eksilebilen pillerdir. Tavsiye edilen atmosfer pek mümkün olan bir seviye değilse de biz yine de belirtelim. İdeal olan oda sıcaklığı 10 derece civarı olursa bu durum pillerin kullanım seviyesini ve kalitesini uzaktacaktır.




TELEVİZYON DA DEVRİM

EN SON  TELEVİZYON TEKNOLOJİSİ
Dünya her alanda durmaksızın ciddi bir devinim ve dönüşüm içerisinde. Bu durum teknolojik değişimlerde ise baş döndürücü bir hızla ilerlemektedir.  Bu durumun en çarpıcı ve en açık şekilde sergilendiği Bunun en çarpıcı örneğini ABD’nin Las Vegas kentinde sahnelenecek devasa fuar olacak. Consumer electronic Show ( CES ) her yıl olduğu gibi bu yıl da yine akıl tutulmalarına sahne olacak gibi. Zira fuar da 3500 firmanın 20.bin den fazla ürün sahnelenecek. Elbette bunca ürünler arasında en çarpıcı olanı Full HD kalitesine oranla dört kat daha fazla çözünülürlük sunan 4K (UltraHD)quantum
Estetik ve şık görünüm
 Consumer Electronic Show (CES), her yıl olduğu gibi bu yılda tanıtılacak son teknolojilerle nefesleri kesecek. ABD’nin Las Vegas kentinde gerçekleştirilen dev fuar, bu yıl tüm teknoloji devlerinin şovlarına sahne olacak. Fuara dünya çapında 3500’den fazla teknoloji şirketi katılacak ve bu şirketler toplamda 20 binden fazla yeni teknoloji ürünlerini tanıtacak. Fuarda en çok dikkat çekecek teknolojilerin başındaysa Full HD’ye göre dört kat daha fazla çözünürlük sunan 4K (Ultra HD) ‘quantum’ teknolojisi bulunuyor.  Bu son teknolojik televizyon diğer televizyonların fiyatların da ciddi düşüşler getirecek gibi gözüküyor.

Bir çok televizyon markalarının da aynı zaman dilimin de kullandığı nanokristal teknoloji sayesin de  diğer televizyon modellerinden farklı olarak kullanılan quantum teknolojisi sayesinde ciddi maliyet düşüklüğü getiriyor. Bu durum ortalama % 30 gibi önemli rakamlara kadar ulaşabilmektedir. Örneğin şuan piyasa da bulunan 50 inç bir 4k televizyon 3 bim tl civarın da satılıyor. Ama yeni teknoloji ile aynı büyüklük ama daha kaliteli televizyonlara 1000 tl daha az ödeyerek ulaşabilme imkanı sunmaktadır. Bu son teknoloji kullanılarak üretilen televizyonlar, firmadan firmaya değişiklik model ve tasarımlar sayesinde çok özel ve güzel bir görsellikte sunmaktadır. Kendi alanın da en son yenilik içeren bu son teknoloji, akıllı televizyon segmentin de Bu teknoloji harikası ürünlerin en kısa zaman da Türkiye de ve evlerin en nadide köşelerinden yerlerini alması an meselesi artık.