28 Ocak 2016 Perşembe

İSLAMOFOBİ AMERİKA VE AVRUPA.

BATININ TOPLUM MÜHENDİSLİĞİ, RADİKALİZM, FUNDEMANTALİZM, İSLAMOFOBİA AVRUPA VE AMERİKA

Evet son otuz yılımız bu kavramın en revaçta en sıklıkla kullanıldığı zamanlara sahne oldu. Batı, kendi eliyle sahnelediği tiyatrolar eliyle radikalizm, fundamentalizm ve islamofobi gibi terimlerin cilalanıp boyalanarak piyasa da prim yapması ve kendi halklarını bu itici kavramlar etrafında mobilize ve konsolide etmek için hayli emek harcadı. Kendince de başarılı olduğunu ve bu başarının kısa vadede ki etkin sonuçlarından da hayli memnun olduğunu görmek hiç zor değil. Ancak sosyolojık bir yapısı bulunan bu terimlerin toplumlar üzerinde ki etkisini belirleyecek olan yine o toplumların bizatihi kendisidir. Her ne kadar toplum mühendisleri, toplumu kendi planları doğrultusun da kanalize etmek ve bu amaç üzerinde mobilize etmek amacıyla planlar yapmış ve planların hayata geçmesi doğrultusun da girişimlerde bulunmuş olsalar da en nihayetin de kalıcı mı gidici mi ? etkin mi etkisiz mi sorularına cevapları yine o toplum belirleyecektir. Az evvel de bahsettiğimiz gibi yapılan bu mühendislik faaliyetleri kısa vadede etkin bir sonuç doğurduğunu görmemiz zor değil demiştik .Ancak orta ve uzun vadede alınacak sonuçlar Avrupa ve Amerika'nın hayal dünyasını alt üst edeceğini tüm insanlık ve tarih not edecektir.Belki kısa vadede konsolide edilmiş bir toplumsal tabakanın varlığından söz ediyor olsak bile orta ve uzun vadede aynı halk ve toplum kendi sistemleri içerisin de ve yine kendi mühendislik algılarına savaş açacaklardır.Bugün irrite ile bakılan bu terimler, süreç içerisin de merak ve dolayısıyla araştırmalara gebe olacaktır. Bu araştırmalar, araştıran kişiler için ciddi şaşkınlık ve hayret verici sonuçlar doğuracaktır. Toplum mühendislerince bilinç altlarına işlenen gerçek dışılıklar aynı toplumlarca daha bir şiddetle karşılanacak ve daha yıkıcı karşılıklar bulacaktır. O toplumlar yaşadıkları ülkeler ve sistemler için ciddi sorunların başlamasın da etkin rol alacaklardır. Zira her şey aslına rücu edecektir er ya da geç...
İşte bu gerçek batının mutlaka karşılaşacağı bir gerçekliktir. Bu gerçekliğin Avrupa ve Amerika da bulacağı zemin sanıldığı kadar geç olmayacaktır. Batı kendi bataklığın da adeta boğulacaktır. Zira islam ve öğretisi insan doğasında  karşılık bulacaktır elbette. Şuan ki zıtlaşmalar , irrite bakışlar ve olumsuz yorumlar o toplumların kendi doğalarından kaynaklı menfi bir tavır ve tutum değildir. Özenle ve özellikle vurgulamamız gerekiyor ki bu durum tamamen bir toplum mühendisliğinin getirisidir. Yalan ve yanlışlar üzerine kurulmuş olan bu mühendislik çalışmaları yalan, yanlış ve sanal bir kazanım sağlamıştır Avrupa ve Amerika sistemlerine büyük bedeller ödetecektir. Şuan için aşırı milliyetçi akım ve takipçilerini konsolide etmiş olmayı bir başarı gibi gören batılı sistemler kısa vadenin kazanımları ile avuntu içerisindedirler. Oysa bu projelerinin orta ve uzun vadede aynı olumlu sonuç doğurması insan gerçekliğiyle örtüşür bir durum ve çaba değildir. Bu insanın Ontolojık gerçekliği ile savaşır bir uğraştır. İnsan yetiştiği ortam, kültür ve inanç düzlemi ne olursa olsun mutlak sorgulayan bir varlıktır. Bu sorgulama İslamın kendi kriterlerince mutlak doğruluk içermesi de gerekmemektedir. İslam'ın kendi kriterleri ile bire bir uyuşması bireyin kendi geleceği ile orantılı olması elbette elzem olandır. Ama benim vurguladığım savaşım ortamı için mutlak bir gereksinim değildir. Zira olabilecek en maksimum kazanç bile her ne kadar İslamın yeterlilik kıstasına oranla az ve yavan olmuş olsa bile bu durum batılı değerlerle büyümüş kişinin hanesinde devrimsel değişim anlamına gelecektir.İşte bu farkındalık beraberin de ciddi sosyal devinim ve dönüşümleri ve hatta ciddi oran da aykırı sesler ve baş kaldırmalara zemin hazırlayacaktır. Bu konu üzerin de fikir zimnastiğimiz devam etmek koşuluyla şimdilik virgül koyuyoruz...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder